Yapay Zekânın Karanlık Yüzü: Suç Şebekeleri ve Kötü Niyetli Modeller Artıyor
Check Point, 2025 Yapay Zekâ Güvenlik Raporu’nu yayınladı. Raporda yapay zekânın siber tehditlerin yapısını nasıl dönüştürdüğü detaylı şekilde ele alındı. Elde edilen bulgular, karanlık internet ortamlarında geliştirilen kötü niyetli GPT modellerinden kimlik sahteciliğine, veri zehirleme saldırılarından yapay zekâ ile işlenen fidye yazılımlarına kadar birçok tehlikeye dikkat çekiyor.
Karanlık Ağda Yapay Zekâ Destekli Suç Hizmetleri Yaygınlaşıyor
Raporda yer alan verilere göre, dünya genelindeki kuruluşların yüzde 51’i her ay düzenli olarak yapay zekâ hizmetlerini kullanıyor. Ancak bu kullanım güvenlik açıklarını da beraberinde getiriyor. Şirket ağlarındaki yapay zekâ istemlerinin yaklaşık yüzde 1,25’i son derece hassas veriler içeriyor. Bu durum, kurumlar açısından ciddi bir veri sızıntısı riski anlamına geliyor.

Kötü amaçlı hizmetlerin karanlık ağda pazarlanması dikkat çekiyor. Örneğin, ChatGPT entegreli spam ve kimlik avı hizmeti olan GoMailPro, aylık 500 Amerikan doları karşılığında sunuluyor. Yapay zekâ destekli telefon dolandırıcılığı servislerinin ise 20.000 dolara kadar ulaşabildiği veya dakika başı ücretle çalıştığı görülüyor.
Yapay Zekâ Hesapları Üzerinden Yasa Dışı İçerik Üretiliyor
Hacker grupları, ele geçirdikleri yapay zekâ hizmeti hesaplarını karaborsada satıyor. Bu hesaplar sayesinde kullanıcı kimliği gizlenerek sınırlamaları aşmak ve kötü amaçlı içerik üretmek mümkün hâle geliyor. Rapora göre, bu tür yasa dışı kullanımlar son dönemde ciddi oranda artış gösterdi.
Öte yandan, bazı fidye yazılımı gruplarının faaliyetlerinin en az yüzde 20’sinde yapay zekâ araçları kullanılıyor. Bu araçlar sayesinde kötü amaçlı yazılımlar daha hızlı geliştiriliyor ve ele geçirilen veriler daha verimli analiz edilebiliyor.
Check Point araştırmacıları, yapay zekânın yanlış yönlendirme ve sosyal mühendislik saldırılarında da yoğun şekilde kullanıldığını tespit etti. Moskova merkezli bir ağın, yalnızca 2024 yılında yaklaşık 3,6 milyon içerik üreterek batı kaynaklı yapay zekâ sistemlerini manipüle etmeye çalıştığı bildirildi. Bu sahte içeriklerin yüzde 33’ü, kullanıcı sorgularında doğrudan sonuç olarak karşıya çıktı.
Siber güvenlik uzmanları, büyük dil modellerinin (LLM) eğitildiği veri setlerine gizli ve kötü niyetli içerik yerleştirilmesi riskine de dikkat çekiyor. Bu tür “veri zehirleme” saldırılarının örneklerine hâlihazırda rastlandı. Hugging Face adlı açık kaynak platforma, 100’ün üzerinde tehlikeli yapay zekâ modeli yüklendiği tespit edildi.
Sosyal mühendislik yöntemlerinin bir parçası olan ses ve metin taklitlerinin, video boyutuna taşınması an meselesi. Şu an için yapay zekâ, gerçek zamanlı metin ve ses üretimi konusunda oldukça başarılı. Bu yeteneklerin video düzeyine ulaşmasıyla birlikte, bireylerin ve kurumların dijital kimliklerinin taklit edilme riski ciddi biçimde artacak.
Check Point’in GenAI Protect sistemiyle toplanan verilere göre, her 80 yapay zekâ isteminden biri yüksek düzeyde hassas veri içeriyor. Bununla birlikte, istemlerin yüzde 7,5’i potansiyel olarak hassas kabul edilen veriler barındırıyor. Bu durum, kurumlar için yalnızca bir güvenlik sorunu değil, aynı zamanda bir uyumluluk ve veri bütünlüğü meselesi hâline geliyor.
Yapay zekânın hızla gelişmesi, tehdit aktörlerinin yöntemlerini de değiştirdi. Güvenlik uzmanları, artık sadece sistemleri değil, bu sistemlerde kullanılan yapay zekâ modellerini de korumak zorunda olduklarını vurguluyor.










