Fiat Q7 mi yapmış n...
 
Bildirimler
Hepsini Temizle

Fiat Q7 mi yapmış ne 🙂  

  RSS
Kayhan KAYIHAN
(@kayhankayihan)
Üye

Herkeze merhaba,

nette takılırken dikkatimi çekti, çözüm parkta paylaşmadan da edemedim..

fiat yeni bir araba yapmış, dersiniz ki Q7 yapmış..

Resimler benden, yorumlar sizden. 

 

 

 

Alıntı
Gönderildi : 22/02/2011 18:00
fatihucar
(@fatihucar)
Üye

Basliğı okuyunca dedim derbi geyiklerinden birisi herhalde:D

Evet aynen Q7 gibi.

CevapAlıntı
Gönderildi : 22/02/2011 18:45
Rıza ŞAHAN
(@www-rizasahan-com)
Değerli Üye Forum Yöneticisi

Fena durmuyor siyahı baya hoş olabilir ama önemli olan ben buna binebilir miyim? Kaç para acaba?

CevapAlıntı
Gönderildi : 22/02/2011 18:48
Uğur BURMA
(@ugurburma)
Kıdemli Üye Forum Yöneticisi

[quote user="Rıza SAHAN"]Fena durmuyor siyahı baya hoş olabilir ama önemli olan ben buna binebilir miyim? Kaç para acaba?[/quote]


Önemli olan buna değil daha ekonomik ve çevreci taşıtlara binebilmek. Bu arabaya binip trafikte 2 saat geçireceğime metrobüsü tercih ederim. En pahalı benzin, en yüksek vergiler, küresel ısınma vs. diyoruz ama ortalık jeep ten geçilmiyor.

CevapAlıntı
Gönderildi : 22/02/2011 22:03
Rıza ŞAHAN
(@www-rizasahan-com)
Değerli Üye Forum Yöneticisi

[quote user="Ugur BURMA"]

[quote user="Rıza SAHAN"]Fena durmuyor siyahı baya hoş olabilir ama önemli olan ben buna binebilir miyim? Kaç para acaba?[/quote]


Önemli olan buna değil daha ekonomik ve çevreci taşıtlara binebilmek. Bu arabaya binip trafikte 2 saat geçireceğime metrobüsü tercih ederim. En pahalı benzin, en yüksek vergiler, küresel ısınma vs. diyoruz ama ortalık jeep ten geçilmiyor.


[/quote]


Siz de haklısınız hocam ben yarı Türk malı olupta ucuz binebilir miyiz kısmından bakmıştım.Trafik vergisi,kasko,motorlu taşıtlar vergisi ve benzin fiyatından sonra sanırım bundan evvel kullandığım otobüz ve minibuse devam. 🙂

CevapAlıntı
Gönderildi : 22/02/2011 23:28
Huseyin KARTAL
(@huseyinkartal)
Üye

[quote user="Ugur BURMA"]

[quote user="Rıza SAHAN"]Fena durmuyor siyahı baya hoş olabilir ama önemli olan ben buna binebilir miyim? Kaç para acaba?[/quote]

Önemli olan buna değil daha ekonomik ve çevreci taşıtlara binebilmek. Bu arabaya binip trafikte 2 saat geçireceğime metrobüsü tercih ederim. En pahalı benzin, en yüksek vergiler, küresel ısınma vs. diyoruz ama ortalık jeep ten geçilmiyor.

[/quote]  [Y][Y][Y][Y][Y][Y][Y][Y][Y][Y][Y][Y]  Özelikkle  çeveeci ve ekonomik olması  bir arabada en önemli özellik..

CevapAlıntı
Gönderildi : 23/02/2011 01:55
Uğur BURMA
(@ugurburma)
Kıdemli Üye Forum Yöneticisi

Bir tarafta lüks tüketim çılgınlığı, diğer tarafta açlık.... Bu resmi heryere asamasak bile aklımızın bir köşesine asmamız gerekir.




Bu fotoğraf 1994'de Sudan'daki kıtlık sırasında çekildi ve fotoğrafçı Kevin Carter'a Pulitzer ödülünü kazandırdı...


Çocuk emekleyerek 1 km. ötedeki Birleşmiş Milletler yemek kampına gitmeye çalışıyor...

Arkasındaki akbaba çocuğun ölmesini bekliyor... Fotoğrafı çeken Kevin Carter, fotoğrafı çeker çekmez oradan ayrılıyor ve kimse çocuğa ne olduğunu bilmiyor.

Fotoğrafçı Kevin Carter 3 ay sonra depresyona giriyor ve intihar ediyor...


Ve dünya dönmeye devam ediyor...

Ve biz; kendimizi beğenmiyoruz, işimizi, aşımızı beğenmiyoruz, halimize şükretmiyoruz ve insafsızca Israf ediyoruz..
CevapAlıntı
Gönderildi : 23/02/2011 02:21
Erdogan TEMUR
(@erdogantemur)
Üye Forum Yöneticisi

Sevinmeyin o araba Türkiye pazarına girmez. 🙂

İyi Çalışmalar,
Erdoğan TEMUR
***************************************************************************
Probleminiz Çözüldüğünde Sonucu Burada Paylaşırsanız.
Sizde Aynı Problemi Yaşayanlar İçin Yardım Etmiş Olursunuz.
***************************************************************************
Probleminiz çözüldüğünde, Konunuzu "Çözüldü" olarak işaretlemeyi UNUTMAYINIZ!

CevapAlıntı
Gönderildi : 23/02/2011 14:40
 Anonim

sankı bıraz benzetmıs 🙂

CevapAlıntı
Gönderildi : 07/03/2011 20:17
CozumPark
(@cozumpark)
Onursal Üye Yönetici

peki bu fotoyu çeken soysuz neden çocuğu almamış kurtarmamış. madem o kadar içi acımış neden çocuğu kurtarmamış.


aramızda o durumdaki bir insanı bırakıp gidebilecek birisi varmı? varsa gitsin köprüden atlasın.


Müslümanlar (gerçek müslümanlar) ne olursa olsun orada duyarsız kalamaz ki Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)'in dediği gibi : "Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir".


bir Müslüman böyle bir olaya müdahale etmeden duramaz.


O resmi çeken gavur da büyük bir ihtimalle imansız olarak öbür tarafa gitmiştir. Allah hesabını soracaktır mutlaka... 


 


[quote user="Ugur BURMA"]


Bir tarafta lüks tüketim çılgınlığı, diğer tarafta açlık.... Bu resmi heryere asamasak bile aklımızın bir köşesine asmamız gerekir.




Bu fotoğraf 1994'de Sudan'daki kıtlık sırasında çekildi ve fotoğrafçı Kevin Carter'a Pulitzer ödülünü kazandırdı...


Çocuk emekleyerek 1 km. ötedeki Birleşmiş Milletler yemek kampına gitmeye çalışıyor...

Arkasındaki akbaba çocuğun ölmesini bekliyor... Fotoğrafı çeken Kevin Carter, fotoğrafı çeker çekmez oradan ayrılıyor ve kimse çocuğa ne olduğunu bilmiyor.

Fotoğrafçı Kevin Carter 3 ay sonra depresyona giriyor ve intihar ediyor...


Ve dünya dönmeye devam ediyor...

Ve biz; kendimizi beğenmiyoruz, işimizi, aşımızı beğenmiyoruz, halimize şükretmiyoruz ve insafsızca Israf ediyoruz..
[/quote]

CevapAlıntı
Gönderildi : 10/03/2011 00:52
Mesut SARIYAR
(@mesutsariyar)
Kıdemli Üye Forum Yöneticisi

FİAT ın logoyu değiştirmesi lazım... Facebook da grup açın üye olalım fiat logonu değiştir adında 🙂

CevapAlıntı
Gönderildi : 10/03/2011 00:55
Uğur BURMA
(@ugurburma)
Kıdemli Üye Forum Yöneticisi

[quote user="Mumin CICEK"]

peki bu fotoyu çeken soysuz neden çocuğu almamış kurtarmamış. madem o kadar içi acımış neden çocuğu kurtarmamış.


aramızda o durumdaki bir insanı bırakıp gidebilecek birisi varmı? varsa gitsin köprüden atlasın.


Müslümanlar (gerçek müslümanlar) ne olursa olsun orada duyarsız kalamaz ki Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (S.A.V)'in dediği gibi : "Komşusu aç iken tok yatan bizden değildir".


bir Müslüman böyle bir olaya müdahale etmeden duramaz.


O resmi çeken gavur da büyük bir ihtimalle imansız olarak öbür tarafa gitmiştir. Allah hesabını soracaktır mutlaka... 


 


[quote user="Ugur BURMA"]


Bir tarafta lüks tüketim çılgınlığı, diğer tarafta açlık.... Bu resmi heryere asamasak bile aklımızın bir köşesine asmamız gerekir.




Bu fotoğraf 1994'de Sudan'daki kıtlık sırasında çekildi ve fotoğrafçı Kevin Carter'a Pulitzer ödülünü kazandırdı...


Çocuk emekleyerek 1 km. ötedeki Birleşmiş Milletler yemek kampına gitmeye çalışıyor...

Arkasındaki akbaba çocuğun ölmesini bekliyor... Fotoğrafı çeken Kevin Carter, fotoğrafı çeker çekmez oradan ayrılıyor ve kimse çocuğa ne olduğunu bilmiyor.

Fotoğrafçı Kevin Carter 3 ay sonra depresyona giriyor ve intihar ediyor...


Ve dünya dönmeye devam ediyor...

Ve biz; kendimizi beğenmiyoruz, işimizi, aşımızı beğenmiyoruz, halimize şükretmiyoruz ve insafsızca Israf ediyoruz..

[/quote][/quote]


Türkiyedeki haberler farklımı sanki: haberci için tek önemli şey ne kadar haber değeri taşıdığı. Habercinin önünde kadını dövüyorlar, adam kesiyorlar sadece kameraya kaydediyor. Müdahale etmek yok. Bilmem nerde fakir haberi yapıyor, yaptığı kanal veya gazete milyon dolarlık.  

CevapAlıntı
Gönderildi : 10/03/2011 03:15
Sinan KAHRAMAN
(@SinanKAHRAMAN)
Saygın Üye

[quote user="Erdogan TEMUR"]

Sevinmeyin o araba Türkiye pazarına girmez. 🙂

[/quote]

Gelsede orjinali varken çakmasına binmem.

CevapAlıntı
Gönderildi : 10/03/2011 10:20
Erdem CILINGIROGLU
(@erdemcilingiroglu)
Tecrübeli Üye

Q7 den ziyade Dodge esintisi var. Zaten son 2 resim de Dodge journey aracına ait.


Bakınız: Google Görseller...


Dodge Journey


Dodge Caliber

CevapAlıntı
Gönderildi : 13/03/2011 17:00
Gökçe KURT
(@GokceKURT)
Üye

Aslında bu araç, 2009'daki ABD otomotiv krizinin bir ürünü.  O kriz süresinde birçok ABD'li otomotiv üreticisi gibi Chrysler da küçülmeye başlamış, hatta Chrysler'ın "marka kullanım hakkı" da dahil olmak üzere %20'lik bir kısmı FIAT' a satılmıştı.  

FIAT, ilk etapta Chrysler'dan gelen bu fevkalade üretim imkanlarını, kendi grubundaki araçları düzeltmek için kullanmaya başladı :

 İlk iş, 2009 model için içli dışlı yepyeni bir Doblò kasası tasarlamak oldu. 

Sonra da  2010 Alfa Romeo Giulietta'nın altyapısı için Chrysler'dan gelme motorları ve çift kavramalı şanzımanları kullandılar,

Ardından da senelerdir adam gibi Sedan üretmeyen Lancia için,  Lancia Thesis 2 modelini dizayn ettirdiler. Bunun için de Chrysler 200C (Sebring) dizaynından faydalandılar.

Ve meşhur 300C modeli de Lancia Thema olarak yeniden pazarlanacak :  

Araçlar şöyle birşey olacak :

Thesis 2 (200 C Sebring) 

Thema (300 C)

 

 

 

Şimdi de  Fiat, Dodge Journey'nin kasasını kullanarak kendi Compact SUV araçlarını üretiyorlar. 

Yani bu konu içinde gördüğünüz araç, kalite olarak 2000'lerin başında gördüğünüz Palio,Albea,Punto,Linea gibi araçlardan çok daha farklı bir çizgiye,çok daha iyi malzeme kalitesine sahip. 

 Bal tutan parmağını yalıyor anlayacağınız 🙂 

-(Bu kısımdan sonrası konu dışı kalabilir, ancak beyan etmek istediğim başka şeyler de var)-

 

 

 

 

 

Aslında FIAT için bu kriz bir nevi bir piyango oldu. Eskiden dağıttıklarını şimdi toplama fırsatı kazandılar. Ki böyle bir fırsatı da kaçıracak olsalardı, VW tarafından parça parça satınalınmak içten bile değildi.  

Aslında özellikle kriz öncesi ve sonrası atılımlar konusunda, Lancia üzerinde oynanan oyunlar ekseninde anlatmak istediğim birkaç şey daha var :

Dikkatinizi çektiyse araç (Lancia Thesis 2) Opel Insignia'ya çok benziyor. Sebebi ise, bu tasarımın aslında 1999'da Bertone tarafından Lancia için yapılmış olduğuydu. 1980'lerdeki üst orta sınıf için üretilmiş Lancia Thema modeli'ni yeniden üreteceklerdi.  Ancak 2 sene boyunca FIAT bir yolunu bulup,Lancia'ya uygun bir platform çıkaramayınca, otomobil üretilemedi ve 2001'de tasarımı, 1.3 ve 1.9 Multijet motor ortak kullanım lisanslarıyla beraber General Motors' a sattı. (Tasarım ve Know-How satarak para kazanma yolu, Tipik bir Yahudi aklı. FIAT'ın vârisi "Lapo Elkann" gibi ticaret ve sükse yıldızından beklenecek bir davranış.)

Bu sayede FIAT tasarımı motor kullanan Opel Corsa'ları, Astra'ları Vectra'ları görür olduk. Ancak FIAT'ta Doblo JTD 105bg olarak satılan 1.9 dizel motor, Opel'de Vectra'da 150bg olarak satıldı. Bunun adına "Danışıklı Prestij Karteli" diyoruz...

 2008'de de Opel, Lancia'dan alınmış tasarımın üzerine çivi bile çakmayıp, sadece Lancia'nın üçgenini Opel'in şimşeğiyle değiştirerek Insignia diye çıkardı, önce Cenova, sonra da Istanbul Autoshow fuarlarında sükseyi yaptı, ödülleri topladı.

Tabi senelerdir teklifleri reddedilmiş, ellerindeki tasarımlar,çalışmalar göz göre göre General Motors'a peşkeş çekilmiş ve bu yüzden lağvedilme tehlikesiyle karşı karşıya olan Lancia kurmayları, sonunda FIAT ile toplantıya oturduğunda masaya yumruklarını vurup, VW' nin kendilerini satınalma teklifini değerlendireceğini söyledi.

Bunun üzerine de FIAT hemen çark etti ve Lancia'nın "gönlünü almak için," 1998'de çizilmiş olan Alfa Romeo 166 platformunun kullanımına izin verdi.  Üstüne de FIAT Centro Stile'de (Türkçesi Fiat Tasarım Merkezi) apar topar çizilmiş olan bir dizaynı verdi. Ve aslında Insignia'ya benzemesi gereken "Lancia Thesis 1" , şöyle bir şekilde piyasaya sürüldü ve 2002-2009 arası zorla piyasada kaldı : 

Bu tasarımı gördükçe FIAT'ın Lancia'ya yaptığı bu jest(!) için "Özrü kabahatinden de beter" diyemeden edemiyorum. 

 Yani, sözkonusu piyasa koşulları olduğu zaman şirketler, kendi bünyesindeki alt şirketlere karşı son derece çirkef tavırlar içine girebiliyorlar. Sonuçta birçok ülkede alt gelir grubundan insanların talebi sayesinde, sözgelimi 100 tane Palio, 500 tane Albea, 1000 tane Doblò satılıyorsa, buna karşılık 1- ya da 2 tane Lancia ancak satılıyordur. 

Yani aslında mesele tamamen ekonomi ve müşteri talepleri doğrultusunda değişiyor -  ve her ne kadar aksini söylesek de, çeşitli sebeplerle biz de bu oyunda Dünyadaki müşteri kitlesi olarak rol alıyoruz. Gerek taleplerimizle, gerekse de devletin belli teşvik harcamalarından faydalanarak. Ve bazı krizler ve darboğazlar, tercihlerimizi belirlemede önemli roller oynuyor. Tıpkı aşağıda değineceğim 2009 krizi gibi : 

 

2009'daki ABD Otomotiv Krizi sonrasında bütün ABD menşeyli otomotiv üreticileri, büyük bir küçülme eğilimine girmişlerdi. Sebebi ise, başta Toyota ve Hyundai grubu olmak üzere birçok uzakdoğu menşeyli üreticilerin daha ucuza otomobil satmaları, yedek parçaları daha ucuza sunmaları, bununla birlikte aynı paraya alınan otomobiller üzerinde Uzakdoğu menşeyli olanların Amerikan menşeyli olanlara göre kalitesinin çok daha fazla artmış olmasıydı.

 Öyle ki birçok ABD'li için GM Cadillac yerine, Toyota imalatı olan Lexus'lar bir statü sembolü haline gelmişti.  İnsanlar pahalı ve kalitesi düşük yerli araçları almak istemiyorlardı. Kaldı ki General Motors'un birçok üretimi Güney Kore'de Daewoo'ya vermesi ve Detroit'teki birçok fabrikanın kapanıp, binlerce kişilik işsizlik ordusunun oluşması yüzünden de insanlar "Yerli Sermaye" ye dargındılar. 

Sonunda ise kriz kaçınılmazdı. Hatta ABD Hükümeti,  bu krizi önlemek için GM'e , Ford' a ve Chrysler' e daha yüksek malzeme kalitesine sahip, ucuz üretim yapabilsinler diye, geri ödemeli teşvik primleri vermişti. Firma başına 50 şer milyar dolar'ı aşan  bir rakam ediyor bu :   http://www.cbsnews.com/stories/2010/04/21/business/main6417161.shtml

Hatta bu teşvikler sadece devasa primler olarak değil, kamu sektörüne verilen harcama emirleri ve artırılmış Kamu Harcamaları sayesinde talep artırma minvalinde de oluyordu.

Mesela Obama, GM'i kurtarabilmek için Kamu kuruluşlarına "Daha çok GM aracı alın" diye emir bile vermişti  :  http://www.bloggingstocks.com/2009/04/09/obama-orders-government-to-buy-more-gm-cars/

 

Bütün bunlar da yetmemiş, insanlar daha az yakıt tüketimine sahip, tercihen Hibrit biçimde olan "Yerli araç" satın alabilsinler diye, 100km'de karma yakıt tüketimi  10 litre'nin üstünde olan bir çok aracın hurdası karşılığında "Cash for Clunkers" (Külüstür karşılığı para) diye bir kampanya başlatmışlardı. 

Kampanya çerçevesinde durumu çok iyi olsa bile, yakıt tüketimi yüksek, motor hacmi yüksek lüks aracınızın, kamyonetinizin, spor otomobilinizin motoruna yağ yerine çamaşır suyu + silicagel karışımı döküp, sonra motoru bir köşede bağırtarak motorun yatak sarmasını sağlayıp,  yatak sarmış hurdayı en yakın hurdacının yakınındaki devlet memuruna kaşeletip,  6 ay içinde daha ekonomik bir araç alma karşılığında 4000 dolara kadar para alabiliyordunuz. 

Yeni otomobil alımına ne kadar katkısı olduğu tartışılır,  ancak sağdan soldan 100 - 200 dolara eski araç toplayıp, sonra bir köşede motorlarını bozarak bundan para kazanan birçok uyanık Redneck'in yüzünü güldürdüğü kesin. 

Bu yazdıklarım size fantastik, hatta deli saçması gibi geliyor olabilir; ben de ilk gördüğümde inanamamış, "Ne yapıyor bunlar" demiştim.  Ancak Youtube'da "Cash for Clunkers" diye aratınca ve videolardaki tanımları okuyunca ben de insanoğlunun müsriflik sınırlarını şaşırarak görmeye başladım : 

http://www.youtube.com/results?search_query=cash+for+clunkers&aq=0       

 Konuya dair Wikipedia maddesi :  http://en.wikipedia.org/wiki/Car_Allowance_Rebate_System

 

Ancak bütün bunlara rağmen ABD otomotiv sektörü krizden kurtulamadı.  Çünkü aynı sene içinde birçok bankanın kötü kredi siciline sahip kişilere  (Internet' te  BAD CREDIT OK diye sağda solda görüyorduk hep)  bile su gibi Mortgage kredisi vermesi  sonucu birçok verilen kredinin geri dönüşü olmadı ve mevduatlarındaki paraları geri koyamayan bankalar bir bir iflas etmeye başladılar. Tabi devletin birçok kamu mevduatı + tahvilleri bankaların ellerinde olduğundan, bunların da apar topar alınması gerekiyordu. Bunun için GM' e ve Ford' a  verilen krediler acil olarak geri ödemesi istendi, ve bu da sözkonusu firmalar için sarsıcı bir etki bırakmaya başladı. 

İlk önce GM, elindeki SAAB ve Opel'i haraç mezat elinden çıkardı.  SAAB, Koenigsegg' e satılıp İsveç'te millileşirken,  Opel ise Rus Sberbank Finans grubu'na satıldı. (Hani şu GAZ marka, ismiyle müsemma "gaz tenekesi" minibüsleri üreten adamlar  -  Ach so , Wir leben Autos !  🙂 ) 

Sonra HUMMER markası da Çin' e satıldı ; Saturn ve Pontiac markaları ise tarih oldular.

Şimdi hepsi Daewoo ile ortak yapım Chevrolet, Buick, GMC ve Cadillac üzerinde çalışıyorlar.  

 Ford için durum çok daha vahim oldu : Evvela Jaguar, ve Land Rover'ı  Hint TATA Grubu'na sattılar, Aston Martin ise Kuveyt'li Investment Dar ve Adeem Investment' a satıldı.  Hemen sonra Mazda'nın denetimini tamamen Japon Sumitomo Holding' e verdiler.  Volvo ise Çinli Geely'ye satıldı.   Bir tek kendi başlarına kaldılar. 

Chrysler ise %20'sini FIAT' a vererek paçayı en iyi kurtaranlardan oldu. FIAT da bu alım sayesinde sadece Chrysler'in imkanlarına değil,  2007'ye kadar adı "DaimlerChrysler" olan firmadan gelen Mercedes-Benz teknolojisine de havadan konmuş oldu.  

Hâsılı Sayın Hocalarım ve Arkadaşlar, bunca paragrafta aslında anlatmak istediğim şey şudur : 

 Böylesine acımasız ve doyumsuz bir ortam içinde, bizim şahsi olarak takınacağımız tutumlar, durumu kurtarmaya, düzeltmeye kafi midir ? 

Ya da söylediğimiz gibi, bazı tasarrufları aynı şekilde uygulayabilir miyiz ?

Bu, üzerinde kabahatimiz olmasa bile cevap vermeye çekindiğimiz konulardan birisidir.  Çünkü gerek şartlar, gerekse de sosyal koşullar bunun olmasını engeller. 

Mesela biz kendi yollarımızda, Güneydoğu Asya'daki veya İngiltere'deki gibi  ma-aile bisikletlere veya 100cc altı hafif motosikletlere atlayıp, bize tahsis edilmiş yollar üzerinde, görece düzenli bir trafikte , sağda solda fazla dur kalk yapmadan, 45km/saat ortalama hızda püfür püfür gidebilsek ne hoş olurdu.  Ancak tahmin edersiniz insanımızın motosikletlere bakış açısı ortada, ve yolların da durumu malum. Ve bizim aile yapımız, pek de öyle "açık" şeyleri sevmez.  Bu yüzden hele hele evliyseniz, en düşük ihtimalde gidip 1300cc motorlu 1100 kg ağırlıkta 4-5 koltuklu bir otomobil almanız kaçınılmazdır.  Aile kalabalıklaşınca çıtayı yükseltip, 2200 - 2500cc motorlu, 120 - 175bg arası bir minibüse terfi etmek şart olur.  Hem minibüslerde vergilendirme motor hacmine göre değil, yaşa göre yapılıyor. Satmadan evvel her 3 dolumdan 1'ini ucuz mazotla yapıp 1 sene sonra satınca arıza da size "patlamaz", hem de ucuza gelir. 

 Ya da tüm bunlara rağmen  durumu düzeltecekse, ben katlanır bisiklet alıp, boş otobüs bulabileceğim belli ana duraklara gelene kadar pedal basmaya da razıyım. Sonra da bisikleti bir köşede katlayıp çantasına koyup, ana yollar üzerinden yoluma devam ederim 🙂 Tabi metrobüse katlanmış bisikleti sokma becerisi, bisikletin yıpranması ve yer yer işe geç kalma sorunlarını da saymazsak 🙂  

 

CevapAlıntı
Gönderildi : 30/03/2011 23:39
Hüseyin ERTUGRUL
(@huseyinertugrul)
Üye

Tüplüyse binilir 🙂

CevapAlıntı
Gönderildi : 02/04/2011 01:14
Ertan ERBEK
(@ertanerbek)
Tecrübeli Üye

Araç daha çok amerikan aile arabaları olan minivan lara benzemiş. Q7 daha kaba saba bir araç.

 

Fotografçı içinse; o çocuğun o hale gelmesinde bir suçu olduğunu sanmıyorum o işini yapmış olanı ve birşeyler yapmaz isek toplumumuzun ne hale geleceğini gösteren fotografı çekmiş. Bence şikayet etmek yerine çocukluklarımızın o duruma gelmemesi için ne yapmalıyız ona bakmalı, ayrıca yukarıda ki resmin asıl sebebi cahili yedir ki o cahillik insanı insana kul eden el etek öptür ten cahili yedir. Rab bize bu yalan yaşamımızda köpekliği nasip etmesin. Iman mevzusu ise Allah ile kulu arasındadır, ben orada olsa idim imanım nasıl test edilirdi onu düşünüyorum fotografçının imanını değil.

CevapAlıntı
Gönderildi : 02/04/2011 02:00
Paylaş: