Dış görün...
 
Bildirimler
Hepsini Temizle

Dış görünüş iş hayatında ne kadar etkili?  

  RSS
Sinan KAHRAMAN
(@SinanKAHRAMAN)
Saygın Üye

İstanbul Bilgi Üniversitesi, Milliyet İK
ve İnsankaynaklari.com'un son araştırmasına katılan 62 bini aşkın
kişinin yüzde 56'sı iş hayatında dış görünüşün en önemli unsur olduğuna
inanıyor.

Kızım daha altı aylık bile değildi; yakın dostumuz olan bir çift ev
ziyaretine gelmişti. Başıma geleceği az da olsa hissediyordum ama belki
bizim kız uyanmaz da bu karşılaşma gecikir diye umut ediyordum. Fakat
maalesef uyandı ve doğal olarak misafirler odasına gidip onu görmek
istedi. Önden adam girdi, her şey o noktaya kadar iyiydi; sonra
arkasından kadın. Ve işte bizimki o noktada bastı yaygarayı.
Susturmamız, abartmıyorum, bir on dakikamızı aldı.

Merak ettiniz değil mi?

Acı ama gerçek, söylemesi de toplumca pek münasip değil ama, madem konumuz bu, amaç da bilime hizmet, söyleyeyim:

Maalesef kadın oldukça çirkindi. En nazik bir dille: Oldukça esmer,
oldukça şişman ve oldukça orantısız bir suratı vardı, bir de üstüne
bakımsızdı. “Çirkinlik sübjektiftir, sana gören çirkin olan bana göre
güzel olabilir” diye atılmayın hemen. Öyle olmadığı Judith H. Langlois
ve Lori A. Roggman adlı iki psikolog tarafından yakın geçmişte bilimsel
olarak kanıtlandı.

En 'güzel' insanlar tahmin edildiği gibi sadece masallarda tasvir
edilen ve ender rastlanan güzelliklere sahip olan kişiler değil;
aslında tüm insanların suratlarının 'matematiksel' bir ortalamasına
sahip olan, yani kelimenin tam anlamıyla 'ortalama' bir güzellikte
olanlarmış meğer!

GÜZELE BAKMAK SEVAPTIR

'Güzellik algısı' bir çocuğun daha ilk aylarında gelişiyor ve kısmen
doğuştan gelen bazı etkilerle şekilleniyor. Bir yetişkin ile bir
bebeğin görmek istediği surat tercihinin aynı olduğu zaten çoktan
belirlenmiş çalışmalarda. Aşk ilişkilerinde de, meseleye hangi teorik
duruştan bakarsan bak (davranışçı, bilişsel, sosyo-biyolojik,
psikodinamik, vb) sevilenin 'fiziksel çekiciliği' insanların
söylemekten imtina etmelerine rağmen, genel inanışın tersine çok ama
çok önemli.

Ünlü Alman Filozof Schopenhauer, 'Aşkın Metafiziği' kitabında, aşkın
amacının insanın gelecekteki varlığını sürdürme isteği olduğunu öne
sürer. Yani üreme ve bir sonraki kuşağı yaratma isteğidir aslında aşk
diye bildiğimiz şey. Hayatta âşık olacağımız kişiyi seçimimizde de,
yaşam irademiz bizi, 'güzel' ve 'zeki' çocuklar dünyaya getirme
şansımızı yükseltebilecek kişilere âşık olmaya doğru iter ona göre.

Peki bebeklikten itibaren 'güzel'e eğilim gösteren bizler, iş
hayatında, eleman seçimlerinde acaba buna ne kadar önem veriyoruz?

Aslında ifade edilen genel inanış, bir adayın bir işe uygunluğunun
sahip olduğu nitelikleriyle ölçülmesi gerektiği. Fakat genel temayül,
kuvvetli bilinçaltı etkilerle, görüşme anındaki kıyafetin ve genel
bakımın yanı sıra, adayın fiziksel özellikleriyle (boy, kilo, vb) bir
bütün olan 'dış görünüş'ün de bu işte çok etkili olduğu. Özellikle de
'satış' alanında çalışacak kişilerde ve iletişimle ilgili sektörlerde
(reklâm, halkla ilişkiler gibi) 'fiziksel görünüm' şartları neredeyse
dillendirilmeyen ve yazılmamış bir kod.

Bu durum konuya yönelik net bir hukuki yaptırımı olmayan Amerika’da
artık sınırları zorlar durumda. Buluttan nem kapan Amerikalılar her
türlü olası ayırımcılık ima eden davranışı mahkemeye sevk etmeye devam
ediyor. Mesela 2005’te ünlü Abercrombie&Fitch şirketi, işe
alımlarda ırk ve yaş ayırımcılığı uygulamaktan dava edildi. Firmanın
marka imajına uygun kişileri yani genç, çekici, beyaz, erkek ve havalı
kişileri işe aldığı iddia ediliyordu.

Araştırmalar da bu eğilimi doğrular nitelikte. Mesela 2003'te Sosyal
Davranış ve Kişilik dergisinde yayınlanan Shannon ve Stark’a ait
makale. 'Personel seçiminde fiziksel görünüş' meselesini iki boyut
özelinde inceleyen akademisyenler, sakallı olmanın ve çekiciliğin işe
alımlardaki etkisini tartışmış. Sonuçlar sakallı olmanın genel
değerlendirme de değil ama son kertede yönetim pozisyonlarına işe
alımda olumsuz etkisi olduğunu gösteriyor.

Solnick ve Schweitzer’in 2002’de Organizasyonel Davranış ve İnsan
Karar Verme Süreçleri dergisinde çıkan 'güzellik' ve 'pazarlık'
ilişkisi üzerine çalışmaları da ilginç. Satış ve pazarlama açısından
çok önemli olan bulgular, 'güzel' kişilere daha güzel (daha avantajlı)
teklifler yapıldığını gösteriyor.

Bu hafta İnsankaynaklari.com'la yaptığımız küçük anketimizde de,
Türkiye’de yüzde 56’nın iş yaşamında dış görünüşün en önemli unsur
olduğuna inandıklarını belirledik. “Önemli ama en önemli değil” diyen
kesim ise yüzde 35. Yani gerçeklerin farkındayız gibi.

BOYUN UZUNSA ÜZÜLME!

Malcolm Gladwell, 'Blink' adlı meşhur kitabında, hepimizin
bilinçaltında, özellikle 'lider' kişiliklerin belirli bazı fiziksel
özelliklere sahip olması gerektiğini düşündüğümüzü söylüyor. Bu
önermesini de, Fortune 500 listesindeki firmaların yarısıyla görüşerek
ilginç bir şekilde doğrulatıyor. Görüştüğü şirketlerin neredeyse
hepsinin en tepesindeki ismin (CEO) boyunun, ortalama bir Amerikan
erkeğinin boyundan daha uzun olduğunu belirliyor. Ve meselenin hiç
tartışılmamasının, durumu cinsiyet ve ırk ayrımından bile daha vahim
hale getirdiğini söylüyor Gladwell. Haksız da değil aslında. Bir 'kısa
boylular' birliği kurulmadıkça pek yol alınamayacak gibi. O zamana
kadar, ortalama Türk insanına göre (erkekler için 1,73cm, kadınlar için
1,62cm) boyu daha uzun olanlar (yaşasın ben!), neden olduğunu bilmeden
iş hayatı basamaklarını biraz daha çabuk çıkacaklar sanırım!

 


ANKET SONUÇLARI

Dış görünüşün iş yaşamında önemli olduğuna inanıyor musunuz?

Evet, en önemli unsurlardan biri - Yüzde 55,93

Hayır, hiç önemi yok - Yüzde 3,85

Evet ama en önemli unsur değil - Yüzde: 34,75

Hayır ama yükselmek için yardımı oluyor - Yüzde 4,41

Fikrim yok - Yüzde 1,05

Katılımcı sayısı: 62 bin 645

 

Kaynak:Milliyet İnsan Kaynakları 

Alıntı
Gönderildi : 30/07/2008 13:44
Paylaş: